Ana içeriğe atla

Amsterdam ve Kentsel Yeşil Alan Planlaması

Amsterdam Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden biridir. Yaşam şartlarının değişmesi, nüfusun artması, iklim değişikliği gibi konularla birlikte Amsterdam’ın yeşil alanları artmaya devam etmektedir. Amsterdam Hollanda’nın başkenti olsa da yönetim merkezi değildir aslında ama kalbidir. Merkezinin hızlı bir şekilde yoğunlaşması, turizmin büyümesiyle birlikte yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve kente olan çekiciliğin artırılması için insanların yeşil alanlara ulaşılabilirliği ve erişilebilirliği de dikkate alınması gereken öncelikli konular arasında yer almaktadır.

Amsterdam - Saadet Gökmen Arşivi

Amsterdam’ın geleceği için oluşturduğu farklı tarihleri kapsayan ve amaçları olan vizyonları vardır. Bunlardan bir tanesi “Structural Vision: Amsterdam 2040” adında Department of Physical Planning tarafından 2010-2040 yıllarını kapsayan stratejileri içeren bir vizyondur. Bu vizyonun temel amaçları bütünleşmiş bir ulaşım ağı oluşturmak, yüksek kaliteli bir şehir planlaması rekreasyonel yeşil alanlara, suya ve yenilenebilir enerjilere yatırım yapmaktır. Amsterdam’ın yeşil alanlarında farklı ölçeklerde hareketlerle artışı sağlamak adına parklardan kent çapında projelere kadar girişimler yer almaktadır. Bu hedeflerden ilki parklardır. Şehir parkları (city parks) şehirlerin ortak bahçeleri olarak tanımlanmaktadır. Şehir parklarını her türden insan her türlü rekreasyonel amaçla kullanır; yerliler, turistler, yaşlılar, gençler ve çocuklar. Yürüyüş, spor, dinlenme, çalışma vb kullanım amacıyla birlikte dengelenmesi de önemlidir. Bu dengenin değişen iklim koşullarına karşı dayanıklı ve geleceğe hazır olması, insanlara yeterli ve erişilebilir olması gerekmektedir. Bu hedeflere yönelik yapısal çözümler belirlenmektedir.

Amstelpark Amsterdam – Saadet Gökmen Arşivi

Rekreasyonel amaçlı parklar dışında çocuk parkları da önemli bir yer tutmaktadır. Amsterdam’da 20.yüzyılın ilk yarısında oyun alanlarının oluşturulması sivil halkın görevi iken, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra durum değişmiştir. 1947-1970 yılları arasında 700’ün üzerinde halka açık oyun alanı oluşturulmuştur. Bu alanlar, kamusal alanlarda kentteki çocukların oyun oynamasına yönelik özel tasarlanmıştır. 

Konut Alanlarında Yer Alan Ortak Oyun Alanları – Saadet Gökmen Arşivi

Seksek karoları, basamak taşları, alüminyum tırmanma çerçeveleri, kum havuzları, içme suyu çeşmeleri gibi kombinasyonlar yapılmıştır. Aldo Van Eyck tarafından tasarlanan Amsterdam’daki oyun alanları, önemli mimari müdaheleleri içermektedir. Mekan organizasyonunu yeni bir yaşam tarzı oluşturmakla, çocuklar için öğrenmenin önemini kabul ederek bu alanların gözden kaçırmak yerine bu mekanların kentlerle bütünleştirmeyi amaçlamıştır.

Aldo van Eyck Tarafından Tasarlanan Oyun Alanları 1954 ve 1961 Yılları

Görsel Kaynağı: https://rmitallchange.weebly.com/amsterdam-playgrounds.html

Yeşil mahalleler hedefiyle, Amsterdam’da insanların yaşadığı yerlerde daha fazla yeşil alan oluşturmak istenmektedir. Yerel halk ve kuruluşlar tarafından işletilen küçük işlevsiz arazilerde parklar kuran “Stichting Postzegelparken” vakfı 2010 yılında kurulmuştur. Amacı insanları katılıma, birlikte olmaya ve aktivite yapmaya teşvik etmektir. Bu parkların diğer parklardan farkı, parkın yönetimi ve bakımından orada yaşayan sakinlerin sorumlu olmasıdır. Sakinlerin imkanları yetmediği durumlarda tabii ki belediyeler tarafından giderilmektedir. Bu girişimle hem yerel halk birbiriyle daha çok vakit geçirip, mahalleye uyum sağlamakta hem de kentte yer alan boş araziler yeşil alanlara dönüştürülmektedir. 

Görsel Kaynağı: http://www.postzegelpark-leusderweg.nl/

Şehirleri yeşillendirmek hedefiyle, şehirlerin iklime dayanıklı olması için yeşil alanların önemi vurgulanmaktadır. Bu sebeple sadece yeşil alanlar veya parklar oluşturmak değil yeşil çatılar, yeşil duvarlar gibi politikalarda geliştirilmektedir. Amsterdam’da 200.000 m2’den fazla yeşil çatı bulunmaktadır. Yeşil çatılarla hem binaların enerji giderleri düşürülmekte hem de yaban hayatı koruyacak alanlar yaratmaktadırlar.

Yeşil Çatı Örnekleri – Saadet Gökmen Arşivi

Ayrıca konut alanlarında insanlar evlerinin önünde yer alan 40 santimlik alanlarda bitkilere yer vermeyi talep etmekte hatta şehir plancıları kentlilere hangi bitkilerin kullanılacağı konusunda danışmanlık vermektedir.

Evlerin Önünde Yer Alan Kaldırımlarda Bitkiler – Saadet Gökmen Arşivi

Şehir planında yeşil koridorlarla, biyoçeşitliliği sağlamak adına farklı türlerin yaşayabileceği habitat alanları oluşturularak mekânsal çözümler yer almaktadır. Yeşil koridorlara ek olarak ekolojik köprülerde önemlidir. Hollanda’nın tamamında 66’dan fazla yaban hayatı geçidi (ekolojik köprü) bulunmaktadır. Bu köprüler nesli tükenmekte olan hayvanları da koruma altına almaktadır.

Ormanlarda yeşil alan politikasında yer almaktadır. Amsterdam Bos (Amsterdam ormanı) Amsterdam’ın metropolitan bölgesinde yeşil bir akciğer göreviyle yaşanabilirliği artırmaktadır. Orman çok geniş bir alan kapsadığı için birçok farklı amaçlara hizmet etmektedir. Kentin yeşil alan ihtiyacını, sanat, kültür, spor ve istidam gibi gereksinimleri karşılamaktadır. Kültürel etkinlik ve festivallere ev sahipliği yaparak, sanat ve kültürün yayılmasını sağlamakta ve her yıl altı milyon ziyaretçi alarak rekreasyonel amaca katkı sunmaktadır. Amsterdam ormanı kendi sürdürülebilir enerjisini ve ormandan elde edilen malzemelerin kullanımı artırarak iklim hedefleri de koymaktadır. 200.000 ağaç sayısıyla CO2 emilimine katkı sunarken hava kalitesini iyileştirmektedir. Structural Vision: Amsterdam 2040 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortam sağlamaktadır.

Kentlerde yeşil altyapının geliştirilmesinde veri elde etmek oldukça önemlidir. Amsterdam bu konuda yeşil alan ve yol ağaçlarının envanterini çıkararak bilgi sistemlerine işletilmesini, güncellenmesini; ağaçların konum, yaş, boy ve genel durumlarının takip edilmesini sağlayarak örnek bir kent olmaktadır. Hollanda hükümeti ayrıca ulusal ekolojik ağ sisteminde ekolojik koridorların oluşturulması ve korunmasında bazı arazileri kamulaştırmakta veya uzun vadede kiralamaktadır.

Amsterdam Noord – Saadet Gökmen Arşivi

Hollanda hükümeti daha sürdürülebilir tarım ve bahçecilik için girişimcilerle birlikte çalışmaktadır. ABD’den sonra dünyanın en büyük tarımsal ürün ihracatçısı olan Hollanda’da tarım sektöründen yıllık 65-95 milyar Euro tarımsal ürün ihraç etmektedir. İstihdamın %10’unu tarım ve bahçecilik sektörlerinden geldiği için çok önemlidir. Devlet sübvansiyonları ve bilgisi tarıma teşvikte yardımcı olmakta, doğanın yönetiminde bilgilendirmektedir. Örneğin çayır kuşlarının üremesinde tarlaların nadasa bırakılması. Hollanda hükümeti sera bahçecilik sektöründe enerji tüketimini azaltmayı hedeflemektedir. Bunu sağlamak için yenilikçi teknolojiler kullanmaktadırlar. Güneş enerjisi, ışık tasarrufu önlemleri, jeotermal uygulamaları, biyoyakıt kullanımı ve sürdürülebilir elektrik üretimi gibi teknolojilerle seraların iklim açısından nötr olması hedeflenmektedir. Hükümet, 2023 yılına kadar tarımdan kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 3,5 milyar metrik azaltmayı hedeflemektedir.

Kent İçinde Sera – Saadet Gökmen Arşivi

Tarımda kullanılan bitki koruma ürünlerinin kullanımından önce kimyasal olmayan ürünlerin kullanılması, başarısız olunduğunda yeterlilik kanıtıyla birlikte kullanılması gerekmektedir. Böylece tarımda hem gıdaya hem de yer altı sularına sızmalarla zararlar önlenmektedir. Güvenli ve sürdürülebilir mahsülün üretilmesini koruması hükümet tarafından her zaman desteklenmektedir. Çevreyi, bitki ve hayvan sağlığını önemseyerek sürdürülebilir tarım desteklenmekte, AB kurallarına uyulmadığında çiftçilerin ödemeleri azalmakta veya durdurulmaktadır. Çiftçiler genelde hektar cinsinden büyüklüğe göre gelir desteği almaktadırlar. Tarım arazileri, Kamulaştırma Yasası’na göre kamu yararına hizmet etmesi durumunda kamulaştırılmakta fakat arazi sahibinin mali durumu bu durumdan olumsuz etkilenmemektedir.

Flora ve fauna konusunda Amsterdam 10.000’den fazla bitki ve hayvan türüne sahiplik yapmaktadır. Doğa Koruma Yasası Hollanda’daki hayvanların ve bitkilerin korunmasına ilişkin kuralları içermektedir. Bu yasa ile yaklaşık 300 tür korunmaktadır. Bu kanuna göre belediyeler doğal yaşam alanlarını korumakta ve kent sınırları içerisinde hayvan refahını sağlamaktadır. İller kendi bölgelerinde kurallarını koymaktadır. Faunanın yönetimi için; iller, arazi sahipleri, hayvan ve doğa örgütleri ve avcılarla birlikte her yıl hayvanların yönetimi için bir fauna yönetim planı hazırlanmaktadır. Bu plan ile yaban hayatı türlerinin nasıl korunacağı, vahşi yaşamdan kaynaklanan hasarların nasıl önleneceği ve avlanma sınırlarına karar verilmektedir. Ayrıca şehir planlarında bir alan eğer ekolojik açıdan önemliyse, bir bitki veya hayvan türünü içerse dahi o alan korunmaktadır.

Amsterdam Noord’da Bir Konut Alanının Yeşil Alanında Yaşayan Tavşanlar– Saadet Gökmen Arşivi

Arılar dünya üzerinde ekosistemin en önemli canlılardandır. Tüm dünyada arı popülasyonu hızla azalırken Amsterdam’daki arı popülasyonu 2000 yılından beri %45 artış göstermiştir. Peki bunu nasıl başarmış ve başarısını devam ettirmektedir? Kent içerisinde insanların yaşam alanlarında ekolojik bitki çeşitliliği, yabani ot ve çalılar korunmaktadır.

Amsterdam belediyesi kentteki ekosistemin korunması için 38,5 milyon dolarlık bir bütçe ayırmıştır. Yapılan her parkta yerel bitkilerle birlikte arı ve böceklere yaşam alanı sağlayacak bitki türlerini esas almaktadır.

Amsterdam’da Bir Çiçekçi – Saadet Gökmen Arşivi


Yararlanılan Kaynaklar:
https://oppla.eu/amsterdam-nbs-greening-city-and-increasing-resilience
https://www.rri.org/netherlands-green-plan/
https://www.amsterdam.nl/en/policy/policy-green-space/
https://degroenestad.nl/ontwikkelingen/postzegelparken-voor-een-leefbare-buurt/
https://www.iklimin.org/moduller/kentmodulu-yesilaltyapi.pdf
https://www.government.nl/topics/agriculture/agriculture-and-horticulture
https://www.amsterdam.nl/en/policy/policy-animal/
https://www.rijksoverheid.nl/onderwerpen/natuur-en-biodiversiteit/wetgeving-voor-natuurbescherming-in-nederland
https://www.yesilist.com/amsterdamda-uygulanan-bu-basit-yontem-ari-olumlerine-cozum-olabilir/
https://rmitallchange.weebly.com/amsterdam-playgrounds.html
https://www.researchgate.net/publication/232928240_The_Creation_of_Play_Spaces_in_Twentieth-century_Amsterdam_From_an_Intervention_of_Civil_Actors_to_a_Public_Policy














 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gerçekten İste

Merhabalar, Kendimi tanıtmam gerekirse ben Saadet. Ankara’da yaşıyorum ve Gazi Üniversitesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 4.sınıf öğrencisiyim. Bir plancı adayı olarak teknik gezilerin ne kadar önemli olduğunu, bir yeri gerçekten tanımak ve anlamak için sunduğu fırsatları çok iyi biliyorum. Gezerek öğrenmeyi de seven biri olarak 2.sınıfta Erasmus+ stajı yapmaya karar verdim. Erasmus+ stajı, öğrenim hareketliliğinden farklı olarak 2 aydan 12 aya kadar yurtdışında staj yapma imkânı sunmaktadır. Erasmus+ programı kapsamında yer alan ülkelerden istediğiniz ülkede staj yapabilirsiniz. Burada önemli olan nokta; staj yerinizi kendiniz bulmanız gerekmektedir. Süreçteki en zor kısım bu olabilir gerçekten. Erasmus+ stajı yapma kararını alırken daha önceden bu hareketliliği gerçekleştirmiş kişilerle sürecin nasıl işlediğine dair görüşmeler yapmıştım. Başlangıçta gözüme o kadar zor gelmişti ki, sürekli kendime ‘Ben nasıl yapacağım’ diye soruyordum. Erasmus+ sürecinde tüm sorumlulukları üstlenm...

Her Şeye Rağmen

Merhabalar, İlk yazımda bu sürece nasıl başladığımdan ve devam ettiğimden bahsetmiştim. Pes etmeden devam etmek yurtdışına atacağınız ilk adıma kadar geçerli çünkü süreç içerisinde karşınıza çıkabilecek aksilikler olabilir. Zira ben Erasmus+ staj sürecinde staj yeri bulma aşamasındayken Covid-19 Pandemi sebebiyle 2020 yaz döneminde hiçbir yere gidememiştim. Neredeyse tüm hareketlilikler ertelenmek zorunda kalmıştı ve yapılan bir açıklamaya göre hakkımızı gelecek sene yani 2021 yılında kullanabileceğimiz söylenmişti. Bu sebeple o zaman yapacağım tek şey pandeminin bitmesini beklemekti.   Erasmus’a gidemeyen bir öğrenci olarak tabii ki çok üzgündüm ama pandemi, staj yeri bulmak konusunda bana 1 sene kazandırmıştı. Ne derler; her şerde bir hayır vardır. Pandeminin bizden aldığı 2020 yılını geride bırakırken 2021 Şubat ayında Erasmus+ hocamızdan bir e-posta geldi. E-posta sonrasında staj yeri araştırmaya tekrardan başlamıştım. Pandemi sebebiyle çoğu yer stajyer almak istemiyordu ve i...